Keratokonus Hastalığı ve Tedavisi

Keratokonus Hastalığı ve Tedavisi

Keratokonus Hastalığını göz hastalıkları arasında, son 10 yıldır sıkça duymaya başlıyoruz. Çünkü Elimizde olan teknolojilerle daha erken saptamaya başladığımız bir hastalıktır . Keratokonus ne demek diye sorarsak. Gözümüzün saydam tabakası olan korneanın ilerleyici bozulmasıdır. Burada bozulmaları, görme bozukluğu, görme kalitesinin düşmesi ve derin görme kaybı olarak söyleyebiliriz. Keratokonus doğuştan ortaya çıkmaz.Çoğunlukla 20li 30lu yaşlarda ortaya çıkar. Öyleyse bu yaşlar bizim hedef kitlemiz oluyor.

Bu hastalık genellikle tek gözde başlar. Daha sonra ikinci gözü tutar ve ilerleyerek devam eder. Çoğunlukla da gözden kaçmaktadır. Bazen hasta tarafından bazen de doktorlar tarafından gözden kaçmaktadır.

Peki neden böyle? - Düşünün ki gözünüzde bir bozukluk var ama bu çok yavaş ilerliyor. Diğer göz iyi görüyor. O zaman biri beyin yanılgısı oluyor.

Bir göz iyi görürken diğer gözdeki hafif kayıpları beyin algılayamıyor. Ta ki diğer göz de işin içine girinceye kadar. Sonuç olarak Bir göz göremez dutuma gelmiş oluyor diğer göz de görme kaybında yolun yarısına gelmiş oluyor. Bu tür durumlarda bize başvuran hastalarda Keratokonus çoktan başlamış oluyor.

Peki doktor nasıl fark etmeyebilir?

Çünkü başlangıç seviyelerinde görme bozulmadıysa Korneada herhangi bir deformite yoktur. O zaman nasıl saptayacağız bu hastalığı? Aslında hastalığın tanısı çok basit.

Topografi ve tomografi dediğimiz güncel tekniklerle daha hastalığın ilk aşamalarında hatta forinfirus keratokonus dediğimiz daha hastalığın ilerlememiş dönemlerinde bile bunu saptamak mümkün. Erken saptamanın önemi dedir? diye sorarsak; aslında önemi çok, çünkü ilerleyen bir hastalığı durdurabiliyoruz. İlerlemeden nasıl durdurduğumuza tedavi kısmında değineceğiz. Bu hastalardaki en büyük belirti çarpık görmedir.

Çarpık görme neye diyoruz?

 

Bir görüntünün eğilmesidir veya bir görüntünün çoğalmasıdır. Düşünün aya bakıyorsunuz yuvarlak bir ay olsun, ve yanında 5-6 tane daha ay bulunsun. işte bu bir görme bozukluğu, bir kalite bozukluğudur. çünkü ay kaybolmuyor ay yerinde ama çoğalıyor. 5-10-15 adet birbirinin yanında dizilmiş ay görüntüsü görebilirsiniz. Bunu kendiniz de test edebilirsiniz. Bir gece vakti bir gözünüzü kapatarak sonra diğer gözünüzü kapatarak ayın nasıl göründüğünü görün. Çünkü karanlıkta aydınlığı fark ederken bu dağılmaları hissetmek daha mümkün.

Tekrar edersek hastalık 20 li yaşlarda erken başlayabiliyor. 6 yaşında bile başlayan hastalar var ama ben genelden bahsediyorum. 20 li yaşlarda başlayan bir hastalık, ilerleyen bir hastalık bir gözle başlayan daha sonra diğer gözün de işin içine katılmasıyla devam eden bir hastalık hastalığın erken tanısı çok önemli ve görme kaybına gidecek yoldan dönülmesi çok önemli. Biz bu hastalığı durdurabiliyoruz. fakat ola ki hastalar ileri dönemlerde gelmiş olsun, o zaman ne yapacağız? -tedavi kısmına başlayabiliriz o zaman.

Hastalığın en erken döneminde ve ilerlemenin başladığı genç yaşta geldiyse bize çapraz bağlama veya halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen yollarla bu hastalığı hapsediyoruz. Bir nevi daha kötüye gidişin önüne geçmiş oluyoruz. Başarılı bir teknik, önce bir göze daha sonra diğer göze gerekirse tedavi uygulanıyor. Bu tedaviyle hastalığın ilerlemesinin önüne geçme ihtimalimiz çok yüksek. Hasta görme kaybıyla başvurdu, aynı zamanda genç yaşta, aynı zamanda ilerleyen bir Keratokonus hastalığı varsa, o zaman iki iş birden yapmamız gerekiyor.

bir ilerlemeyi durduracağız.

iki görme düzeyini geri döndüreceğiz.

Aslında normal bir göze döndürme şansımız yok ama,yardımcı metotlarla daha iyi bir görmeyi sunma şansımız var.

nelerle bunu yapıyoruz? Kontakt Lensler. Keratokonuslar kontakt lenslere özeldir. Bunlar hem sert hem yumuşak komponent olarak özel geliştirilmiş kontakt lenslerdir. Bazı hastalar kontakt lens takmakta zorlanıyor. Baştan takamıyor veya iş gereği bunları kullanması imkansız. O zaman diğer yöntemlerimiz var elimizde halka tedavisi. Biz buna Ring ve Ring implantasyonu diyoruz. anlamı bu; Korneamız deforme olmuş, aslında deformite öne doğru bir pıhtılaşmayla oluyor. Öne doğru sivrileşen, gözün önünün saydam tabakası. Buraya gelen görüntü dağılıyor, her tarafa saçılıyor. Biz bu korneanın orta tabakasına ve daha derin tabakasına, lazerle bir tünel oluşturuyoruz ve tünele halka yerleştiriyoruz ve bu halkanın gerilmesiyle korneanın en tepe noktası geriye doğru itilmiş oluyor. Böylece sivriliğini bir nevi düzeltmiş oluyoruz. Bu da görme kalitesini artırıyor ama yine de gözlük bu işin içinde her zaman. ola ki hastamız çok ileriki seviyede geldi. Çünkü keratokonusun evreleri var 1 - 2 - 3 - 4 son evrelerde geldi zaten olabildiğince ilerlemiş. Zaten görme kaybımız var ve kontakt lens bir fayda sağlamıyorsa. Halka takmanın bir anlamı yoksa, yapacağımız tek yol kornea naklidir. kornea nakli bu hastalarda çok başarılı sonuçlar veriyor. Belki de kornea nakilleri arasındaki en başarılı gurup keratokonus hastalarıdır. Kornea nakli ile bu hastaları iyileştirmiş bulunuyoruz.

Kornea nakline gitme oranı eski verilerde %30 lar civarındaydı ama günümüzde çapraz bağlama ile bu oran iyice düşmüş durumda. Peki neden ortaya çıkıyor diye sorarsanız, çocukluk döneminde ki göz alerjileri göz ovuşturmaları çok önemli. O yüzden çok dikkat etmeliyiz. Çocuklarımızda göz alerjisi varsa sürekli gözlerini ovuşturuyorsa, bu aslında bir kornea deformitesine sebep olabilir.

İkinci bir sebep genetiği işin içine katabiliriz. Eğer genetik olarak gözünüzdeki bir bozukluk hatta ismini biliyorsanız keratokonus diye o zaman tetikte olacaksınız. Kardeşiniz, çocuğunuz, kim varsa çevrenizde özellikle 20 li yaşlarda. Basit bir tetkikle keratokonusu ortaya çıkarmak mümkün. Öyleyse böyle bir hastalığımız var keratokonus, görmeyi bozuyor, kornea nakline kadar götürüyor ve başlangıç seviyelerinde bunun önüne geçmek mümkün. Onun için göz muayenemizi mutlaka yaptırmalıyız. Onun için göz muayenemizi mutlaka yaptırmalıyız.