Kısırlığın Tedavisinde Psikolojik Destek Ne Kadar Önemli?

Kısırlığın Tedavisinde Psikolojik Destek Ne Kadar Önemli?

Anne ve baba adaylarının yaşama bakış açıları, kişilik yapıları, aile yapıları ve kısırlık problemini nasıl algıladıklarına bağlı olarak kısırlık tedavisi sürecinde yaşadıkları duygular da farklıdır ve elbette bu durum tedavi üzerindeki etkiyi de belirlemektedir. Bu yüzden eşlerin tedavi döneminde hem fiziksel bakımdan hem de ruhsal bakımdan hazırlıklı olmaları çok önemlidir. Kısırlık tedavisi boyunca çeşitli tetkikler ve fiziksel müdahaleler sırasında eşleri etkileyen çok önemli iki konu bulunmaktadır: beklemek ve belirsizlik. Bu iki durum içinde, umutsuzluk da barındırmaktadır. Alınan başarılı sonuçlar bu umudu arttırırken, başarısız sonuçlar umutsuzluk yaratmaktadır. İşte bu nedenle bekleme sürecinde psikolojik destek görmek tedavi sürecinde başarılı olmak açısından önemli bir katkı sağlamaktadır.


Bu süreçte mutlaka sevinç ve mutluluklar olacak, endişe ve huzursuzluklar yaşanacak, çelişkili ve karmaşık duygular olacak, kızgınlıklar ve suçlamalar artacak ve suçluluk duyguları yaşanacaktır. Bu psikolojik gelgitler sadece kısırlık nedenlerinin araştırılması sırasında değil, karar verildiği takdirde tüp bebek tedavisi aşamalarında da olacaktır.


Eşlerin kendi içlerinde yaşadıkları bu psikolojik problemlere, çevrede duyulmasının istenmemesi, aile büyüklerinin olası baskılarına karşı koymaya çalışılması, gereksiz savunma durumlarına düşülmesi ve bütün bunlarla başetmeye çalışılması da eklenecektir. Psikolojik destek görmek bu nedenlerle birçok anne ve baba adayı için bir zorunluluk olmaktadır.


Çocuk sahibi çok güzel bir durum ama herşeyden önce eşlerin neden çocuk istediklerinin bilincinde olmaları gerekmektedir. Eşler toplum içinde bir statü sahibi olmak için mi ya da nesillerini devam ettirmek için mi çocuk istemektedir, yoksa toplum için yararlı bir evlat yetiştirmek için mi? Sadece çocuk sahibi olmak için bu işe girişmenin bir anlamı yoktur. Amaç belli olunca psikolojik destek de bu yönde gelişecektir.


Aslına bakılırsa sağlık açısından hiçbir sorunu olmayan ve yaşamını devam ettiren eşler, kısır olduklarını öğrendikleri anda kendilerini hasta olarak görmeye başlamaktadır. Bu çelişkili bir durumdur ve bir anda güçsüzlük hissi uyandırır. Böyle olunca da dışarıdan gelecek tepkilere karşı hassasiyet gösterilir. Alınacak psikolojik destek işte bu durumun telafi edilmesi açısından önemlidir.


Kısırlık tedavisi uygulanırken eşler açısından endişe, korku, öfke, suçlanma ve suçlama duyguları yoğunluk kazanmakta ve bu durum tedavi sürecini daha da zora sokmaktadır. Bu duygu yoğunluğu, taşınması zor bir şekle dönüşebilir. Eşler yalnızlık duygusuna kapılabilir ve birbirlerinden kopabilir. Bu dönem duygusal desteğe en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemdir. Çünkü eşler birbirlerine karşı daha hoşgörülü ve anlayışlı olmak zorundadır.
Yapılan araştırma sonuçlarına bakılırsa yukarıda açıklanan duygu yoğunlukları, anne veya baba adaylarında aynı oranda yaşanmaktadır. Yaşanan stres ve sıkıntılar bir tarafta daha fazla değildir. Farklı olan sadece bu duygu yoğunluklarının ifade ediliş şekli veya başetme yöntemleridir. Anne adayları duygularını daha fazla belli etmekte ve yakın çevresi ile daha fazla paylaşmaktadır. Genel olarak baba adayları daha fazla içine kapanıktır ve kolayca duygularını paylaşmazlar.


Psikolojik destek, anne ve baba adaylarının yaşadıkları sıkıntıları ve stresi nasıl aşacaklarına ve bunlarla nasıl mücadele edeceklerine yöneliktir. Önemli olan tedavi sürecinin olumsuz etkilerini hafifletmeye çalışmaktır.
Genel olarak şu sayılan durumlarda psikolojik destek ihtiyacı bulunuyor demektir:

  • Devamlı olarak umutsuzluk ve çaresizlik duygusu yaşanıyorsa
  • Eşler arasında veya çevre ile ilişkilerde iletişim güçlükleri yaşanıyorsa
  • Sosyal ortamlardan uzaklaşma ve yalnızlık duygusu hissediliyorsa
  • Çevre baskısı yüzünden başarısızlık ve değersizlik duygusu yaşanıyorsa
  • Olaylara konsantre olmakta güçlük çekiliyorsa ve dikkat dağınıklığı varsa
  • Yersiz öfke ve kızgınlık duyguları içine giriliyorsa
  • İlaç alımında veya alkol tüketiminde aşırıya gidiliyorsa
  • Beslenme alışkanlıkları değişmeye başlamışsa
  • Devamlı olarak kaygı ve yorgunluk hissediliyorsa